|
Sürüngenler sınıfının üyeleri olan
kertenkeleler, genellikle küçük vücutlu ve
oldukça çevik canlılardır. Ancak kertenkeleler
ile beslenen çok sayıda hayvan türü vardır ve
hızlı hareket etmelerine rağmen, bazen
düşmanlarının elinden kurtulamayabilirler. Bu
nedenle çoğu kertenkele türünde görülen "kuyruk
bırakma", aslında onları avcıların elinden
kurtaran yegane taktiklerden birisidir. Belirli
kertenkele gruplarında tehlike durumunda kuyruk,
6. ve 7. kuyruk omurları arasında bulunan gevşek
bağlantılı kıkırdak bölgeden bırakılır.
Bırakıldıktan sonra hareket etmeye uzunca bir
süre devam eden kuyruk parçası avcıyı oyalarken,
kertenkele de kaçabilmek için yeteri kadar zaman
kazanmış olur. Daha sonra kaybedilen kuyruk
"rejenerasyon" ile yeniden oluşturulur.

Eğer hayvan genç bir birey ise kuyruk, eskisinin
aynısı olacak şekilde ve düzgün bir biçimde
yenilenebilir. Yaşlı bireylerde ise yeni çıkan
kuyruk çok düzgün olmayabilir. Bu olay sadece
kertenkelelerin kuyrukları için geçerli
değildir. Omurgasız hayvanların çoğunda ve
omurgalı gruplarının da bir kısmında, yitirilen
çeşitli vücut bölgeleri yeniden rejenere
edilebilir.
İlave bilgi
Kertenkele,
(Lacertilia) alt takımının, özellikle
özkertenkelegiller (Lacertidae) familyası
türlerinin genel adı.
Kertenkeleler alt takımının; özkertenkelegiller,
gekogiller, varangiller, agamagiller,
iguanagiller, boncuklukertenkelegiller,
köryılansıgiller gibi familyaları vardır.
Kertenkelelerin bugün dünya üzerinde 3000'den
fazla türü mevcuttur. Soğuk iklime fazla
dayanıklı olmadıklarından genel olarak çöllük
bölgelerde ve tropikal kuşakların kurak
kısımlarında çok boldur. Yer altında, ağaçlar
üzerinde yaşayanları olduğu gibi, havada
uçanları, suda yüzenleri, renk
değiştirebilenleri de boldur.
Uzunca ve yuvarlakça olan vücutlarının üzerleri
pullu veya pürtüklüdür. Çoğunlukla dört ayaklı
ve pekazı iki ayaklı veya tamamen ayaksız
olurlar. Her ayakta beşer adet parmak ve
uçlarında gelişmiş tırnakları bulunur. Karın
pulları sırt ve yanlarda olanlardan daha iridir.
Kertenkelelerin büyük çoğunlunda göz kapakları
vardır ve çoğunda hareketlidir. Gekogillerde ve
Amerika'da yaşayan Xantusiidae familyasının
bireylerinin ise göz kapakları, kenarlarından
birleşmiş olup, saat camı gibi saydam ve
hareketsizdir. Yine Scincidae familyasından
Ablepharus cinsi ve Lacertidae familyasından
Ophisops cinslerinde gözkapağı birleşmiş olup
sabittir. Yer altında yaşayan türlerin
haricindekilerin dışkulak delikleri mevcuttur.
Bazılarının ağaçlara asılmaya yarayan ince uzun
ve kuvvetli kuyrukları vardır.
Kertenkelelerin kuyrukları koptuğu zaman bir ayı
geçmeyen bir zaman içinde yeni bir kuyruk
meydana gelir. Yalnız bu yeni yetişen eskisi
gibi olmayıp pul, renk ve yapı bakımından
farklıdır. İlk kuyruktaki gibi omurgalar yoktur.
Yeni kuyruğa kıkırdak dokusundan bir yapı destek
olur. Bunda pullar gayri muntazam olup derideki
desen meydana getiren boyalar da yoktur. Kuyruk
kopmadan kırılırsa o yerden yeni bir kuyruk
uzar. Böylece çatal kuyruk meydana gelir.
Böcek, akrep, çokbacaklılar ile beslenen
kertenkelelerin kasla hareket eden ileriye
uzanan dilleri, avları yakalamada en büyük
silahlarıdır. Dil üzerindeki yapışkan tükrük,
avı yakalayıp bırakmamada yardımcı olur. Çene
içerisine oturtulmuş dişleri vardır.
Dişiler, yazın toprağın içine veya bir taşın
altında çengel tırnaklı ayaklarıyla açtıkları
çukurlara yumurtlar. Kış mevsiminde deliklerinin
içinde ilkbahara kadar kış uykusuna yatarlar.
Soğukkanlı olduklarından taşlar üzerinde
güneşlenmeyi severler. Yakınlarından geçen
böceklere saldırarak beslenirler. Renkleri
yaşadıkları ortamlara uyduğundan kolay fark
edilmeyip, yırtıcı kuş ve yılanlardan kolayca
kurtulurlar. Tehlike anında kuyruklarının son
kısmını kopararak hızla bir yarığın içine dalıp
gözden kaybolurlar. Böcek ve kurtlarla
geçindiklerinden insanlar için faydalı
sayılırlar.
Amerika'da yaşayan kuyrukları küt Helodermatidae
familyasının iki türü mevcuttur. Derileri boncuk
biçimli yuvarlak pullarla kaplı olduğundan
boncuklu kertenkele olarak da bilinirler.
Uzunlukları bir metreyi bulur ve her iki tür de
zehirlidir. Ancak zehir iletim mekanizmaları
fazla gelilmemiş olduğundan insanlar için
fazlaca tehlike arz etmezler.
Kaynak:
Tübitak Bilim
ve Teknik Dergisi ve Wikipedia |