|
Ön bilgi:
Süpernova,
enerjisi biten Büyük Yıldızların şiddetle
patlaması durumuna verilen addır. Bir
süpernovanın parlaklığı Güneş'in parlaklığının
yüz milyon katına varabilir.
Başlangıçta yapısı, iyonize madde olan plazma
şeklindeki bir süpernovanın parlaklığını
yitirmesi haftalar ya da aylar sürebilir. Bu
süre zarfında yaydığı enerji, güneşin 10 milyar
yılda yayacağı enerjiden daha fazladır. Bu
patlamalar, maddenin evrende bir noktadan başka
noktalara taşınması işine yarar. Patlama
sonucunda dağılan yıldız artıklarının, evrenin
başka köşelerinde birikerek yeniden yıldızlar ya
da yıldız sistemleri oluşturduğu
varsayılmaktadır. Bu varsayıma göre, Güneş,
Güneş Sistemi içindeki gezegenler ve bu arada
elbette bizim Dünyamız da, çok eski zamanlarda
gerçekleşmiş bir süpernova patlamasının
sonucunda ortaya çıkmıştır.

18 Eylül 2006
tarihinde R Quimby ve P. Mondol tarafından
keşfedilen SN2006 gy isimli süpernovanın şimdiye
kadar gözlemlenmiş en parlak süpernova olduğu
açıklandı. SN2006 gy süpernovasının meydana
geldiği galaksi NGC 1260, bize 238 milyon ışık
yılı uzaklıkta. Yani süpernovadan gelen ışığın
dünyamıza ulaşması 238 milyon yıl sürdü.
Süpernova tarafından fırlatılan gaz kabuk
yıldızlararası ortama ilerlerken, yeni meydana
gelen ağır elementleri de yıldızlararası ortama
katarak zenginleştirir; buna da süpernova
kalıntısı denir. Tarihte, gözlenen süpernova
patlaması ile birlikte, sadece yarım düzine
süpernova kalıntısı eşleştirilmiştir. 1572'de
Tycho, 1604'de Kepler ve 1054 yılında Çinli
astronomların gözlediği süpernovalar bunlara
örnektir.
Cygnus takımyıldızında bulunan, Dünyaya 2500
ışık yılı uzaklıktaki ve Cygnus Düğümü olarak
bilinen bir süpernova kalıntısına ait süpernova
yaklaşık 15 000 yıl önce patlamıştır. Bugün bile
devam edegelen patlamadan kalan şok dalgaları
çevresindeki yıldızlararası ortamı hala
itmektedir ve içindeki gazı ısıtıp X ışını
yaymaya devam etmektedir.
1054'teki bir süpernova patlamasının
artıklarından oluşan Yengeç Bulutsusu
1054'teki bir süpernova patlamasının
artıklarından oluşan Yengeç Bulutsusu
1054 yılında Çin ve Japon kayıtlarına alınan
Yengeç Bulutsusu (Crab Nebula) bir süpernova
neticesi oluşmuş olup, bize uzaklığının 7000
ışık yılı olmasına rağmen haftalarca Venüs'ten
daha parlak görünmüş ve yaklaşık iki yıl boyunca
da gözle rahat görünen parlaklığa sahip
olmuştur.
Bugün bile bulutsu saatte 4 milyon km hızla
genişlemekte olup gama ışınlarından X
ışınlarına, UV, optik, infared ve radyo
dalgalarına kadar bütün dalgaboylarında ışınım
yayınlamaktadır.
Cevap:
Gökbilimciler, süpernovaları iki kez
sınıflandırmak geleneğini sürdürüyorlar: önce
kuramsal çıkarsamalara göre, sonra da bir kez
daha gözleme dayalı kanıtlara göre.
Süpernovalar arasındaki kuramsal ayrım tetikleme
mekanizmasına dayanıyor. Yani, yıldızın
merkezinde şiddetli bir zincirleme termonükleer
reaksiyon ya da merkezin kendi üzerine çökmesi.
Çekirdek çökmesi, Güneş'ten çok daha büyük
kütleli yıldızın, yakıtını sadece demir külü
kalana dek tükettiği zaman ortaya çıkar. Demir,
nükleer füzyon yoluyla enerji üretemediğinden,
yerçekimi baskın çıkar ve çekirdek şiddetle
içine doğru çöker; geride bir kara delik ya da
bir nötron yıldızı kalır.

Öte yandan, termonükleer zincir tepkimesi,
hidrojen ve helyum füzyonu aşamalarını
tamamlamış Güneş benzeri bir yıldızın dış
katmanlarını yavaşça uzaya salmasından sonar
açığa çıkan sıkışmış ve sıcak merkezinden başka
birşey olmayan bir "beyaz cüce"nin, henüz bu
aşamalara gelmemiş bir komşu yıldızdan aşırı
ölçüde kütle çeldığında meydana gelir. Üzerine
yağan gaz sonucu beyaz cüce'nin kütklesi, 1.4
Güneş kütlesini aştığında oluşan zincirleme
tarmonükleer tepki, beyaz cüceyi yok eder ve
geriye yalnızca nükleer bir ışınım kalır.
(Radyoaktif nikel once radyoaktif kobalta ve o
da bozunarak demir atomlarına dönüşür. Evrendeki
demirin büyük bir bölümü bu yolla oluşmuştur).
Gökbilimciler, süpernovaları ayrıca gözlenen
hidrojen gazına göre de sınıflandırıyorlar.
Tanımı gereği 1. tip süpernovalarda hidrojen
atımı olmaz. 2. tip süpernovaların uzaya saçtığı
maddeler arasındaysa, evrenin başlangıcında
ortaya çıkmış bu elementin varlığı gözlemlenir.
Gökbilimciler ayrıca, 1. ve 2. tip süpernovaları
silikon ve kalsiyum gibi ağır elementlerin
bulunup bulunmamasına göre alt gruplara da
ayırıyorlar. (1a, 1b, 1c, 2-P, 2-L, 2-n ve 2b).
Genel olarak en yüksek parlaklıkları ve ardından
oluşan donuklukları sabit ve öngörülebilir
olarak kabul edildiğinden, 1a tipi süpernovalar
1998'den beri astronomik uzaklık belirtimlerinde
sıkça kullanılmakta.
Kaynak:
Tübitak Bilim
ve Teknik Dergisi ve Wikipedia.com |