|
Yapılan son araştırmalar öyle gösteriyor ki,
kekeme bir yetişkin ile sağlıklı kontrol
grupları arasında yalnızca konuşurken değil, dil
üzerine düşünürken bile beynin bilgi işleme
işlevlerinde bir takım farklılıklar
gözlemleniyor. Örneğin, katılımcılara dille
ilgili karmaşık testler verildiğinde kekeme
yetişkinlerin tepki süresi daha uzun
ölçümleniyor. Bunun yanı sıra, kekemelerin bazı
beyin bölgeleri dille ilgili herhangi bir işle
uğraşıyorken sağlıklı bireylerle
karşılaştırıldığında daha fazla aktive oluyor.
Biliyoruz ki konuşma becerileri genellikle
beynin sol yarım küresinde işlemleniyor. Ancak
kekeme bireylerde, konuşma sırasında normalin
çok üstünde sağ beyin bölgesi aktivasyonu da
gözlemleniyor. Kekemeliğe dair bir diğer ilginç
bulguysa, bu bireylerin dopamin düzeylerinin de
normal seviyenin üzerinde seyrediyor olması.
Normal bir konuşma mekanizmasına göz atacak
olursak:

Hava, bir takım
doku bantlarından geçerek ses tellerine vuruyor.
Bu sırada titreşerek ses oluşturuyorlar. Damak,
dil, çene ve dudaklarsa sesi modifiye ederek
konuşmamızı sağlıyorlar. Kendi konuştuklarımızı
duyuyor olmamız, duyu yoluyla beyne geri
bildirim veriyor ve bir takım kas hareketleri
buna göre ayarlanıyor. Kekemelerdeyse beyindeki
Perisylvian bölgesinde bir takım değişiklikler
gözlemleniyor. Bu bölge, konuşmada önemli rol
üstlenen Wernicke bölgesini de kapsıyor.
Wernicke bölgesi, konuşulanların anlaşılması ve
anlamlı konuşma üretiminden sorumlu beyin
bölgesi. Kekeme bireylerde bu bölgenin daha
büyük olduğunu gözlemliyoruz. Araştırmacılar, bu
ve buna benzer anatomik değişikliklerin
kekemelerde hücreler arası ağlarda normal duruma
göre farklılık yaratarak konuşma ve dili
bozduğunu düşünüyor.
İnci Ayhan
Kaynak:
Tübitak Bilim
ve Teknik Dergisi |