|
Dil ve edebiyat başlığı altında
toplayabileceğimiz Türk dili ve edebiyatı, doğu dilleri ve
edebiyatları, batı dilleri ve edebiyatları, eskiçağ dilleri ve
kültürleri ve Mütercim Tercümanlık gibi programlarda başarılı
olabilmek için genel akademik yeteneğin yanı sıra sözel yetenek,
güçlü bir bellek ve dikkate sahip olmak gereklidir. Ayrıca, dil ve
edebiyat konularında özellikle eskiçağ dilleri ve kültürleri ve
dilbilim alanlarında eğitim görmek isteyenlerin bilimsel meraka
sahip olmaları, eski eserleri araştırmaya ilgi duymaları beklenir.
Sümeroloji ve Hititoloji gibi programlar eski uygarlıklara merak
duyanların ilgisini çekebilir. Mütercim tercümanlık programına
gireceklerin ise zengin bir genel kültür yanında gramer ve
kompozisyonda başarılı ve geniş bir sözcük dağarcığına sahip
olmaları gerekir. Özellikle tercümanlık çeşitli tipte insan tanıma
olanağı verdiğinden, hareketli bir çalışma ortamından ve sosyal
ilişkilerden zevk alanlar için önerilebilir. Bu programlarda dersler
genellikle kuramsal olarak sürdürülmekte, öğrenciler fakülte
kütüphanelerinde araştırma yapmakta, gerektiğinde fakültenin dil
laboratuarlarından yararlanmaktadırlar.
Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları İşler: Dil ve
edebiyat başlığı altında toplanan bu programlardan mezun olanlar
değişik unvanlarla çalışırlar. Dilbilimci olarak çalışmak
isteyenler, bir dilin yapısını, kaynağını, başka dillerle ilişkisini
araştırır; fonetik, anlam, gramer ilkelerini uygulayarak herhangi
bir dilin gelişmesini inceler; tek sözcüklerin, birleşik
sözcüklerin, eklerin, takıların kaynakları, gelişmeleri, anlam
değişmeleri üzerinde çalışır, dil sistemleri geliştirirler; bir dil
için sözcüklerin çeşitli kullanışlarına göre anlamlarını açıklayan
sözlükler hazırlarlar. Bu kimseler genellikle üniversitelerde görev
alırlar. Türk dili ve edebiyatı bölümü mezunları kütüphanelerde,
arşivlerde, Kültür Bakanlığında, TRT Kurumunda görev alabilirler,
yükseköğretim kurumlarında "Okutman" olarak çalışabilirler.
Öğretmenlik sertifikası olanlar orta dereceli okullarda "Öğretmen"
olabilirler. Özel yetenekleri olanlar gazete ve dergilerde
"Yazarlık", "Editörlük" yapabilirler. Latin dili ve edebiyatı ile
Yunan dili ve edebiyatı mezunları müzelerde, epigrafi (yazıt bilim)
alanında, kültür ve turizm faaliyetleri ile ilgili alanlarda,
arşivlerde, eski belgelerin tercüme işlerinde çalışabilirler. Ancak
epigrafi ve arşiv alanında uzman olmak için yurt dışında bir kaç
yıllık eğitim görmek gerekmektedir. Tercümanın işi iki türlüdür.
Birincisi "eşzamanlı tercüme" olup bir dilde konuşulanları, konuşma
devam ederken, aynı zamanda başka bir dile çevirmedir. Bu tip
tercüme uluslararası konferanslarda çok gereklidir. Elektronik
araçların gelişmesi ile bu alanda da ilerlemeler olmuştur. Tercüman,
konferans salonunun arkasında bir kabinde oturur ve kulaklık ile
konuşmacının söylediklerini dinlerken aynı anda mikrofona,
konuşulanların tercümesini söyler. Dinleyiciler de bunu kulaklıkları
ile dinlerler. Eşzamanlı tercümede, tercüman konuşmacıyı çok
dikkatle dinlemek, onun jest ve mimiklerini izlemek zorundadır. Bu
da çok iyi bir lisan bilgisini, dikkatli ve sabırlı olmayı
gerektirir. İkinci tür tercümede, konuşmasını bitirdikten sonra
tercüman söylenenleri çevirir. Bu tür tercümede her cümle iki defa
söylendiğinden zaman alıcıdır. Bu tercümede de tercüman konuşmacının
söylediklerini hatırda tutmak ve konuşmayı değiştirmeden çevirmek
zorundadır. Mütercim ise bir dille yazılmış bir metni başka bir dile
(Türkçe'ye) çevirir. |